Fotoğraf: Abide Osman - İstanbul

“GÜLÜNÇ BİR ETKİNLİK “2008 :
SergiOdası : Zonguldak 

Dilimizdeki bozulmayı konu alan, yukarıdaki başlık altında çağrı ve duyurusu yapılan etkinliğe katılım 30 Kasım 2008 tarihinde tamamlandı.

 4 ay önceden çağrısı yapılan bu etkinlik için birkaç kez duyuru tazelendi. Konuyla ilgili kurumlara katılım konusunda ulaşılmaya çalışıldı.

Ayrıca;  www.67sanat.blogcu.com , proje destek sayfası olarak yayında kaldı.

 TRT 2,  bu etkinlikle ilgili haber yaptı. Sonuçlar konusunda ısrarcı oldu.

 Ancak; katılım 2 kişi ile sınırlı kaldı. İstanbul’dan Abide Osman, Zonguldak’tan Ülkü Aytaç bu etkinliğe katılarak destek verdi.

Fotoğraf: Ülkü Aytaç - Zonguldak

08

Bana 'light' deme de ne dersen de...

AA - ADANA -
Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Adanalı kebapçı Reşit Cebe'ye verdiği sözü tuttu. Akalın, işyerinin 'Light Kebap' olan ismini değiştirmeye ikna ettiği Cebe'ye Türk dili uzmanlarının 'light'ın karşılığı olarak bulduğu beş Türkçe isim önerdi: Yeğni, özgün, özlü, gözde, özde. Son kararı müşteri verecek.
Prof. Dr. Akalın 18 Şubat'ta memleketi Adana'da gezerken üzerinde 'Light Kebap' yazılı bir tabela gözüne ilişti. TDK Başkanı hemen işyerini ziyaret etti ve işyeri sahibi Cebe'ye "İngilizce tabelayı kaldır, aynı anlama gelecek Türkçe isim bulalım" teklifini yaptı.
Akalın, Cebe'yi ikinci kez ziyaret ettiğinde sözünü tuttu ve beş isim önerdi:
"İngilizce'deki 'light' sözcüğü kalorisi düşük, hafif yiyecekler anlamındadır. Türkçemizde bu anlamda 'yeğni' sözü var. Özgün Kebap, Özgün Adana Kebabı, Özgün Tavuk Kebabı da düşünülebilir. Özgün, 'orijinal' anlamındadır. Özlü ise benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan anlamına gelir. Bu kebap için özel olarak ürettiğiniz sos dolayısıyla, özlü adı üzerinde de düşünmenizde fayda var. Kelime anlamı 'benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen' olan gözde de light kebapa bir başka alternatif. Kebabın benzerleri arasında sağlıklı, hafif oluşu ve diğer nitelikleri sebebiyle üstünlüğü bakımında tercih edilebilir. 'Üstünlüklerini özünde taşıyan' anlamına gelen 'özde' sözcüğü de bir başka alternatif."
Akalın, Reşat ustaya işyerinin adında yapacağı değişikliğin Türkçenin yozlaştırılması karşısında 'Adana'nın gür sesi olarak yankılanacağını' da söyledi.

25 Mart 2006
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=182436

07

İyi İngilizce konuşturulur

SEUL - Güney Kore'de aileler, çocuklarına mükemmel İngilizce konuşturmakta kararlı! İngilizceyi mükemmel aksanla konuşamayan Güney Koreli çocuklar bıçak altına yatırılıyor. Bu ailelere göre, dilin altına atılan kesik sayesinde çocuklar zorlandıkları 'r' ve 'l' harflerini daha kolay söyleyebiliyor. 'İngilizce ameliyat'larının artması Güney Kore hükümetini, anne babaları bilinçlendirmeye ve bu tür operasyonların azaltılmasını hedefleyen bir kampanya başlatmaya itti.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=101119

06


Türkçenin katilleri gazeteciler


Milli Eğitim Bakanı, çocuklarımızın okullarda doğru dürüst Türkçe öğrenemediklerini açıkladı. Neredeyse kimse ilgilenmedi bu açıklamayla. Anadilimizin ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğu gerçeği ne politikacıları ne de eğitim dünyasını telaşlandırdı. Türkçeye karşı bu aldırmazlığı nasıl açıklıyorsunuz?
Biz Türkçeye iyi muamele etmiyoruz. Siyasetçiler, öğretmenler, ilim adamları, yazar çizer takımı, bu çok kullandığımız ana malzemeye iyi muamele etmiyor. Ben gazetecileri ve yazarları ayıplıyorum. Vasıflı bir usta alet edevatına itina eder. Bizim malzememiz de Türkçe. Biz işimizi bu malzemeyle yapıyoruz ama dile itina etmiyoruz. Dil hep aynı felaketi yaşamakta devam ediyor. Bana bu, tehlikeli bir şekilde kaybedilmiş bir dava gibi geliyor.

Söyleşinin Tamamı İçin >
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=139177

o5

Dil Meseleleri

Dil hakları, son durum

Anadili konusunda son durum şu:

Anadili kavramı yine cadı kazanında. Işık Kansu gibi bazı yazarlar resmî dil kavramıyla anadili kavramını ısrarla birbirine karıştırarak
"Türkiye Cumhuriyeti'nin... 'Anadili Türkçe'dir" gibi bilgi yanlışlarını yayabiliyorlar.

Eğitim Sen'in tüzüğünde "anadilinde eğitim" ilkesi yer alıyor diye kapatma kararıyla karşı karşıya kalmasının hukuki dayanağı, Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası'nın üç maddesi. KESK bu maddelerde gerekli değişikliklerin yapılması için girişimlerde bulunuyor. Eğitim Sen ise bu hafta sonu olağanüstü genel kurul yapıp konuyu tartışacak.

Eskinin "Anadilimizi Koruyalım" kampanyacıları şu aralar anadili kavramını görmezden gelmeyi seçiyor. Yeni kampanyalarına "Ticarette de Türkçe" gibi tekdilci (şoven) adlar veriyorlar. Kampanya metinlerinde hata yapma gelenekleri ise değişmedi: "Türkçemiz hakkettiği saygın konuma ulaşacaktır", "TBMM'ne" vb. (www.turkcekampanyalari.org)
Düzeltmeden geçmeyeyim: "Türkçemiz hak ettiği saygın konuma...", "TBMM'ye".
 
Necmiye Alpay

5.6.2005 Radikal Gazetesi

Yazının Tamamı İçin >   http://www.turkcekampanyalari.org/Haber.asp?Sira=7 

04

Ölüdeniz Belediyesi Sanat Evi : Ölüdenizde Tabelalar Değişiyor

 Ölüdeniz Belediyesi Sanat Evi’nin turizm beldesinde başlattığı ’Dilimize sahip çıkalım’ kampanyasına bütün kesimlerden destek geldi.

Kampanya uygulamasına Hisarönü ve Kayaköy’de turistlere gözleme yapan dükkanların tabelalarındaki yazıları değiştirmekle başlandı. Tabelalardaki ’Saç Böreği’ yazısı ’Sac Böreği’ şekline dönüştürüldü. Bir milletin kültür ve sanat yapısını tamamen dilin şekillendirdiğini belirten Ölüdeniz Belediyesi Sanat Evi Müdürü Coşkun Karabulut‚ gelecek kuşaklara bırakılacak mirasın doğru konuşan ve yazılan dilin olduğunu söyledi. Karabulut‚ ”Turizm beldelerinde dilimize sahip çıkmak da bir kültür turizmidir. Biz de kampanya çerçevesinde ilk işe ’ç’leri ’c’ yaparak başladık. Kendi dilini doğru düzgün konuşamayan insanlar tatile gelen yabancı konuklara yöresine ait doğa‚ tarih ve kültürel değerlerini nasıl anlatabilir?” dedi.

Türkçe’nin dünyada yaygın konuşulan diller arasında yer aldığını ifade eden ressam Ali Rıza Başarır‚ turizm beldelerinde turistik işletmelerin komplekse kapılmadan dükkanlarına Türkçe isimler vermesinin beldenin tanınmasında daha yararlı olacağını belirtti. Turizm beldesinde Ölüdeniz’de tabelalarda Türk Dil Kurumu’na uymayan yanlış kelimeleri veya harf yazımını gönüllü düzelteceğini belirten Başarır‚ kahvehane ve cafelerin Nescafe yanında Türk kahvesi bulundurmasını teklif etti.

www.TurkceKampanyalari.org

03

 DİLCİLER TARİH BİLSELERDİ !


Cüneyt Koryürek


(...)

"Hiçbir ülke, yaşadığı toprakların geçmişini silemez ve inkar edemez. Türklerin Anadolu'ya gelmeleri, geriye bakıldığında pek uzaklarda görülmesine rağmen, üstünden sadece bin yıl geçmiş olup, bu topraklarda topu topu 40 kuşaklık bir geçmişe sahip olduğumuzu unutmadan, bizden önce aynı havayı ciğerlerine çekmiş ve sahip olmaktan gurur duyduğumuz ve büyük ölçüde etkilendiğimiz bu uygarlıkların hatırasına hürmet etmesini de bilmemiz gerekir. Naim Süleymanoğlu'nun adını Slavlaştıran Bulgar yönetimine olan kızgınlık ve nefretimizi, üstünden daha 20 yıl geçmeden nasıl unutabiliriz? Sanki Constantinopolis adını İstanbul diye değiştirdiğimizde, bir Türk adını mı kullandığımızı sanıyoruz? Kendimize Türk demekle birlikte, yaşadığımız ülkeye Türkiye adını verenlerin Batılılar olduğunu bilmediğimizden dolayı mı, bütün bu küçüklük duygularımızı ortaya çıkarıyoruz? 'Anadolu' adının dahi, 'Doğu'daki topraklar' anlamına gelen bir Yunanca kelimeden oluştuğunu neden bilemiyoruz? Yunanlının Türk kahvesini Yunan kahvesi diye tanıtmasına sinirleniyor ama, dilimizdeki binlerce Rumca kelimenin geçmişini dahi hatırlayamıyoruz. Yoksa tadına bayıldığımız orkinos, kefal, istavrit ve çiroz gibi balıkların adının Türkçe mi olduğunu sanıyoruz. 'Yalı'dan 'efendi'ye kadar, rahatlıkla kullandığımız kelimeleri kimlerden alıp kullandığımızı biliyor muyuz? "

RADİKAL GAZETESİ  >  25 NİSAN 2001

Yazının Tamamı İçin >
 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=592&tarih=25/04/2001

02






Kemal İnal
Eurovision, İngilizce, Kültür


Anadillerin hezimetini ilan eden emperyalizm yardakçısı zihniyet, “Türkiye, Türklerindir” diye logosu olan bir gazetede, yerel kültür katili olarak iş görebilmektedir. AB gibi farklı uluslardan müteşekkil bir topluluğa İngilizce şarkı söyleyip başarı kazanarak girdiğimizi iddia etmek ise trajikomiktir. Dil, şarkılar için basit bir taşıma aracı olarak düşünülemez. Dil, kimliklerin önemli bir bileşeni olması nedeniyle, insan ve düşüncelerinin nasıl bir hayat bulacağını etkiler. Dil, istenildiğinde çıkarılıp atılan, yenisi giyilen bir elbise değildir. İnsanı var eden somut ve maddi bir etkinlik olarak dil, her türlü sömürü ve ‘aynılaştırma’ya karşı mücadele tonları taşır içinde.

Anadil, en basit anlamda, kültürel zenginliklerin gardiyanıdır. O nedenle her mücadelede önce anadiller fethedilmeye çalışılır. Sömürülecek halkların değersiz gösterilmesinin en önemli ideolojik yöntemlerden biri, onlara kendi dillerini unutturmaktan geçmektedir. Unutmak, yok olmak demektir.

 Yazının Tamamı İçin >    http://www.evrensel.net > 4.Haziran 2003

1






Bir Halk ancak ömrünün doruk noktasında böyle davranabilir. Kendi diline güvenmeyi bırakır bırakmaz , dilin kendisinin en üstün ifade biçimi olduğunu düşünmekten vazgeçer geçmez, o tam bir çöküşe girer ve tümüyle devre dışı kalır


CİORAN
Doğmuş Olmanın Sakıncası Üzerine


2







İtalyanca İngilizce'ye Karşı
İtalyanlar, "lo stress" içinde olmaya, "il weekend"i dört gözle beklemeye ya da "cool" görünmeye fazlasıyla alışkın olabilir. Bazı İngilizce kelimeler İtalyanlar'ın günlük hayatına girmiş durumda.
Ancak etkin bir enstitü, İtalyanlar'a kendi dillerini korumaları ve "Anglitaliano"yu reddetmeleri çağrısında bulundu. Dante Alighieri Enstitüsü, internet sitesi üzerinden dört ay boyunca yaptığı çağrıda, yüzde 70'ini İtalyanlar'ın oluşturduğu okuyucularından günlük hayata girmiş yabancı kelimelere örnekler vermelerini istedi. Buna göre, "haftasonu" anlamına gelen İngilizce "weekend" kelimesinden esinlenilerek kullanılan "il weekend" en çok kullanılan yabancı kelime. Enstitüden yapılan açıklamada, "İtalyanlar'ın 'il weekend'i protesto edecekleri kimin aklına gelirdi?" denildi.
Açıklamada, ne kadar havalı durursa dursun, aynı kelimenin İtalyanca'da "fine settimana" şeklinde bir karşılığı varken bir İngilizce kelimeyi kullanmanın anlamsız olduğu belirtildi.
Enstitünün anketine göre, ikinci en sevilmeyen yabancı kelime, "tamam" anlamına gelen "OK". Katılımcılar, bu kelimenin fazla samimi olduğunu ya da profesyonelce olmadığını düşünüyor. Saygı.

Haberin Tamamı İçin >
http://www.sansursuz.com/haberler/templates/sansursuz.asp?articleid=71537&zoneid=5&y