03

 DİLCİLER TARİH BİLSELERDİ !


Cüneyt Koryürek


(...)

"Hiçbir ülke, yaşadığı toprakların geçmişini silemez ve inkar edemez. Türklerin Anadolu'ya gelmeleri, geriye bakıldığında pek uzaklarda görülmesine rağmen, üstünden sadece bin yıl geçmiş olup, bu topraklarda topu topu 40 kuşaklık bir geçmişe sahip olduğumuzu unutmadan, bizden önce aynı havayı ciğerlerine çekmiş ve sahip olmaktan gurur duyduğumuz ve büyük ölçüde etkilendiğimiz bu uygarlıkların hatırasına hürmet etmesini de bilmemiz gerekir. Naim Süleymanoğlu'nun adını Slavlaştıran Bulgar yönetimine olan kızgınlık ve nefretimizi, üstünden daha 20 yıl geçmeden nasıl unutabiliriz? Sanki Constantinopolis adını İstanbul diye değiştirdiğimizde, bir Türk adını mı kullandığımızı sanıyoruz? Kendimize Türk demekle birlikte, yaşadığımız ülkeye Türkiye adını verenlerin Batılılar olduğunu bilmediğimizden dolayı mı, bütün bu küçüklük duygularımızı ortaya çıkarıyoruz? 'Anadolu' adının dahi, 'Doğu'daki topraklar' anlamına gelen bir Yunanca kelimeden oluştuğunu neden bilemiyoruz? Yunanlının Türk kahvesini Yunan kahvesi diye tanıtmasına sinirleniyor ama, dilimizdeki binlerce Rumca kelimenin geçmişini dahi hatırlayamıyoruz. Yoksa tadına bayıldığımız orkinos, kefal, istavrit ve çiroz gibi balıkların adının Türkçe mi olduğunu sanıyoruz. 'Yalı'dan 'efendi'ye kadar, rahatlıkla kullandığımız kelimeleri kimlerden alıp kullandığımızı biliyor muyuz? "

RADİKAL GAZETESİ  >  25 NİSAN 2001

Yazının Tamamı İçin >
 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=592&tarih=25/04/2001

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Arkadaşına Gönder!